Reklamı Kapat
Veli ALTINKAYA

Veli ALTINKAYA

KAYSERİ’DE YAKALANAN AJAN CUMHURBAŞKANI

Hırvat kökenli 15 çocuklu fakir köylü bir ailenin 7. çocuğu olarak 1892’de Yugoslavya’nın Kumroveç kasabasında dünyaya geldi.

Ailesine destek olmak için bir metal fabrikasına girdi ve işçilik yapmaya başladı. Heyecanlı, gözünü budaktan esirgemeyen bir delikanlıydı. Sendikaların, çalışanlar ve fabrika üzerindeki etkisini görünce sendikacılığa başladı. Daha 20 yaşını doldurmamıştı. Bir yandan sendikacılık yaparken, diğer yandan da Hırvatistan Sosyal Demokrat?Partisi’nde siyasete başladı. Hatipti, girişken biriydi. Kısa sürede çevresinde adından söz ettirir oldu.

Tarihler 1914’ü gösterirken 1. Dünya Savaşı başlamıştı, o daha 22 yaşındaydı. Bulduğu her müsait ortamda savaş karşıtı konuşmalar yapıyordu. Yugoslav yönetimi bu genç adamdan rahatsız oldu ve 1915’de hapse attı.

Hapishanedeyken hastalandı. Askerler tarafından hastaneye götürülürken kaçtı ve Bolşeviklere katıldı. Bolşevikler, Lenin’in liderliğinde 1917’de Çar’ı devirerek Sovyet?Sosyalist Cumhuriyetler?Birliği’ni kurmuştu. O ihtilal girişiminin içinde yer aldı. Genç yaşına rağmen Politbüro Örgüt?Sekreterliği’ne getirildi.

Bu gözü kara, genç adam 2. Dünya Savaşı’ndan sonra 1953’de Yugoslavya’da devrim hükümeti kurarak devlet başkanı oldu. 1974’de de anayasada yapılan değişiklikle ‘ömür boyu devlet başkanı’ ilan edildi. Mayıs 1980’de de vefat etti. Tam 27 yıl Sırp, Hırvat, Boşnak, Arnavut, Türk, Karadağlı, Yunan hatta Bulgarlardan oluşan ve bugün içinden 6 devletin çıktığı Yugoslavya’da devlet başkanlığı yaptı... Ülkesinde sevildi. Yugoslavya topraklarının altyapısını ikmal etti. Rusya’dan sonra sosyalist ideoloji üzerine faaliyet gösteren dünyanın en önemli liderlerinden biriydi. Stalin’le de iyi arkadaş olmuşlardı.

Siz onun kim olduğunu bildiniz. Josip Broz Tito...

Lise ve üniversite okuduğumuz 1970’li yılların ikinci yarısında Marks, Lenin, Stalin, Mao’dan sonra en çok ‘lanet’ okuduğumuz bir sosyalist-komünist liderdi Mareşal?Tito...

......................

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı topraklarının parçalanması için İngiliz ve Fransızlar bugünlerde de sıkça adından bahsettiğimiz Sykes-Picot Anlaşması’nı yapmıştı. Anlaşma gereğince Adana, Maraş, Urfa, Mersin, Hatay Fransızlara bırakılacaktı. Petrolü dolayısıyla Musul’u almak isteyen?İngilizler, Fransızların zorluk çıkarması üzerine anlaşma hilafına güney illerimizi işgal etti. Sonuçta Fransızlar?Musul’u İngilizlere bırakmaya razı olunca Adana, Urfa, Mersin ve Maraş bölgesi Fransızlarca işgal edildi.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiliz, Fransız, Rus, İtalyan ve Yunan işgal kuvvetleri Anadolu topraklarını adeta paylaşmışlardı.

Vatan topraklarının bir bir işgal edildiği o tarihte, Edirneli Yüzbaşı Ali Ratip?Bey de Kayseri Jandarma Komutanı olarak görev yapıyordu. Bu esnada Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıkmış, hatta Sivas’a kadar gelmişti.

Mustafa Kemal Paşa, Yüzbaşı Ali Ratip?Bey’e gönderdiği talimatla, Kayserililerin Milli Mücadele’ye karşı örgütlenmesini istedi. Paşa, yüzbaşıya bu süreçte de gerektiği hallerde ‘Tekelioğlu Sinan Bey’ mahlasını, yani takma adını kullanması talimatını verdi.

Kayseri Jandarma Komutanı Edirneli Yüzbaşı Ali Ratip?Bey askeri faaliyetlerinin yanı sıra Kayseri’de Reddi İlhak Cemiyeti’ni de kurdurarak bir süre başkanlığını yaptı. Tam da bu esnada Milli Mücadele yanlısı tavrı nedeniyle Yüzbaşı Ali Ratip?Bey, Damat Ferit?Hükümeti tarafından görevinden alındı. Mustafa Kemal Paşa, bu görevden almadan sonra, Yüzbaşıyı Klikya (Adana) Bölgesi Kuva-yi Milliye Komutanı olarak Fransızlara karşı yapılan mücadelenin sivil ayağının başına getirdi. Bu mücadelede askeri kimliğini kullanmayacak,?Tekelioğlu Sinan Bey adıyla halkı Milli Mücadele’ye karşı örgütleyecekti. Mustafa Kemal Paşa, Tekelioğlu Sinan Bey’e, güneyde Fransızlara karşı sürdürdüğü mücadelede daha önce Kayseri Jandarma Komutanlığı yapması nedeniyle, yöre halkının Adana ve Maraş çevresindeki Milli Mücadele’ye katkı vermesini, organize etmesini istedi.

..........................

1953-1980 arasında Yugoslavya Devlet?Başkanlığı yapan Tito, 4 Mayıs 1980’de vefat edince, meslektaşımız Erkan Yiğit, Milli Mücadele kahramanlarından Emekli Paşa Sinan Tekelioğlu ile bir mülakat yapmış. O mülakat Tercüman Gazetesi’nde 8 Mayıs 1980’de yayınlanmış. Şimdi o mülakatı okuyalım, bakalım Tekelioğlu Paşa ne demiş:

“... 1918 yılının son aylarıydı. Kayseri’de Jandarma Kumandanı olarak görevdeydim. Aynı zamanda Kayseri’de kurduğumuz Reddi İlhak?Cemiyeti Başkanı’ydım. Sivillerden mürekkep bir silahlı çete kurdum ve Kayseri’de tam bir hakimiyet sağladım. Bunu bilen ve çekemeyen?İngilizler, beni ortadan kaldırmak için Kalos isimli bir Ermeni komitacıyı görevlendirmişlerdi.

Zincidere Metropilhanesi’nde gizlenen?Kalos’u yakadık. Kalos, kendisini teşvik eden asıl kişinin Entellijan Servis mensuplarından İngiliz?binbaşı üniforması ile gezen ‘Tito’ isminde bir Sırp olduğunu haber verdi.

(Tito, İngiliz üniforması ile gezse de o tarihte Bolşeviklere, yani Rusya’ya çalışıyordu. Nitekim Kayseri’den sonra tekrar doğu vilayetleri üzerinden?Rus birliklerine katıldı ve Moskova’ya geçti V.A.)

Tito’yu da elimle yakaladım. Hiç mukavemet edemedi. Memlekette bir Ermeni isyanı hazırlamakla görevli olduğunu anladığım Tito’yu Kayseri’de Mutasarrıf Vekili Emrullah?Bey’e teslim ettim.

Ancak, Emrullah?Bey’in başına bir iş açmaktan korktuğunu ve mütereddit davrandığını gördüm. Nitekim, Tito’yu serbest bıraktı. Ben yine yakaladım ve Sivas’a 3. Kolordu Kumandanı Refet Paşa’ya gönderdim. Yanında karısı olduğunu söylediği bir Sırp kadın da vardı.

Fakat bir süre sonra öğrendim ki, yolda mola verdikleri Basamar (Barsama olabilir V.A.) Karakolu’nda, jandarmaların gafletinden yararlanıp firar etmişler. Daha sonra da bir yolunu bulup, hududu aşarak Rusya’ya geçmişler...”

PAYLAŞ
×