Reklamı Kapat
Ebru ÇARKIT

Ebru ÇARKIT

ebrucarkit2@gmail.com

Kendin Olmaktan Korkma!

Çevremizde binlerce yüz ve binlerce karakter hepsi birbirinden farklı lakin hepsinde bir aynıcılık var gibi aynı tonlamada kahkahalar aynı hareketler sahte bakışlar konuşulan konular hakkında hiçbir fikri olmayan ama konulara vakıflarmış gibi davrananlarda bunların yanında cabası.

Neden kendimiz olmaktan bu kadar korkuyoruz bize geri adım attıran nedir. İşte bur da temel soru ben kimim? Aynanın karşısına geçerek gözlerinizin içine bakın hiç bu kadar derinden bakamadığınız gözlerinizin içine bakın rengine bakın inceleyin, eskiden daha canlı görünen göz renginizin neden solgunlaştığını sorgulayın , saç renginize bakın eskiden doğal rengi varken neden değiştirdiğinize ,eskiden kavisli olan kaşlarınızın zamanla neden düzleştiğine ya bu dudaklar gerçekten ne zaman tam içten bir gülümsemeyle şekil aldı.

Gülümserken görünen dişleriniz ne zamandır kendini saklamadan gerçek bir ağız dolusu kahkahalara şahit olup kendini gösterdi. Şimdi yüzünüzün tamamını inceleyin yüzdeki size has olan çiller ve benler ya o güneş lekeleri ne zamandır kendini saklıyor. Biride çıkıp bu sen değilsin kendine gel diye seni silkelemiyor olabilir. Belki de senin ihtiyacın olan şey 9,1 şiddetinde 26 Aralık 2004 tarihinde Endonezya’nın Sumatra Adasında meydana gelen tsunamiye ihtiyacın vardır.

İçinde ne ile savaş veriyorsan korkma sadece kendin ol derin bir nefes al güneşin nasıl doğduğuna bak doğayı , insanları sadece yarım saat kadar izle sonra kendine tekrardan sor neyden korktum ve bu içimdeki bu yabancı kim bu yüz ben miyim bu hareketler bu gülüş bu bakış bırak insanlar senin hakkında ne düşünürse düşünsün.
Kendin ol çünkü hayat bir başkası olmak için çok kısa!

Jorge luis borges’in ‘’Anlar’’ şiirinden birkaç dörtlükle özetlemek gerekirse;

Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
Çok az şeyi
Ciddiyetle yapardım.

Eğer yeniden başlayabilseydim,
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...
ÖLÜYORUM....

PAYLAŞ
×