Reklamı Kapat

Murat Öztemur: Başarıyı üç yönden ele almak gerekir

Murat Öztemur: Başarıyı üç yönden ele almak gerekir
Eğitim Gurmesi bu hafta İdeal Eğitim Kurumları Müdürü Murat Öztemur ile son üniversite sınavında yakaladıkları başarı üzerine bir söyleşi yaptı.

İşte  Murat Öztemur ile yapılan söyleşiden ayrıntılar:

İdeal Eğitim Kurumları Kayseri’ye bu yıl YKS’de bir gurur yaşattı ve Türkiye Birincisi çıkardı. İdeal Eğitim Kurumları olarak başarınızın sırrını neye borçlusunuz?

Başarıyı üç yönden ele almak gerekir. Birinci yönü kurumsallığa, ikincisi öğrencinin bireysel özelliklerine, üçüncüsü ise ilk ikisinin senkronize olabilmesine bakar.

Kurumsal olarak baktığımızda; İdeal Eğitim Koleji, 2004 yılında İdeal Eğitim Dershanesi adıyla eğitim hayatına başlayan Kayseri’nin en eski kurumlarından biri. Başarının altında şüphesiz 18 yıllık bir tecrübe, profesyonel eğitim anlayışı, tecrübeli ve alanında uzman öğretmenlerden oluşan müthiş bir takım çalışması var. 2004 yılından bu güneüniversite giriş sınavlarında 13., 37., 63., 82. gibi ilk 100’e giren öğrencilerimiz oldu. Bu başarılar dershane/kurs şubelerimizden çıktı. Bildiğiniz gibi kurs mantığında öğrenci sadece size ait değildir. Her daim bir okul / kurs ikilemi yaşanır.Öğrencinin devam etmekte olduğu bir okulu, okulda ve kursta her branşta farklı öğretmenleri, farklı rehberlik anlayışları vardır.Öğrenci zamanının büyük bir kısmını ve en verimli zaman dilimini okulunda geçirir. Kurstaki zaman dilimi öğrencinin okuldan arta kalan süresidir. 2019 yılında İdeal Eğitim Koleji’ni açmamızla birlikte öğrencilerimizi herhangi bir ikileme düşmeden sadece tek kaynaktan besleme olanağını kazandık. Kurs merkezlerimizde haftalık 18-20-22 saate sığdırılan ders programları, okulda haftalık 40-45 saate kadar çıkabiliyor. Buna yaptığınız diğer programları da eklediğinizde haftada 60-72 saat arasında öğrencilerle bir aradasınız. Tek kaynaktan, tek yönlendirme ile öğrenciyi yoğun bir tempoya alabiliyorsunuz. Öğrenci her hangi bir ikileme düşmeden sadece sizin yönlendirmenizle devam ettiği için de başarı çıtası sürekli yükseliyor.

Bireysel olarak ise; öğrencinin bu başarı için şüphesiz belli bir potansiyele sahip olması, başarıya meyilli olması, başarıyı istemesi ve başarıya odaklanabilmesi gerekir. Yılların verdiği tecrübeyle öğrenci ile tanıştığınızda, kısa bir sohbette bile öğrencinin potansiyelini görebiliyorsunuz. Bahadır Selim okulumuzun açıldığı 2019 yılında okulumuza geldiğinde bu potansiyeli kendisinde fark ettik. Bahadır Selim ile birlikte bugün başarı tablomuzda adı olan öğrencilerimizin de aynı ve yakın potansiyelde olduğunu gördük. Öğrencilerimizi sadece sınava değil zirvede olmaya hazırladık. Nitekim de karşılığını aldık.

Bahadır Selim potansiyeli olan ve sürekli ders çalışan bir öğrenci. Özellikle vurguluyorum; çok çalışan değil, sürekli çalışan bir öğrenci. Kendi demeçlerinde de belirttiği gibi 9. sınıftan itibaren her yıl artan bir tempoyla, her gün belli bir süreyi ders çalışmaya ayıran, bunun yanında sosyal ve sportif faaliyetlerine de kesinlikle zaman ayıran bir öğrenci. Bunun yanında belki de en önemli özelliği öğretmenlerinin söylediklerine çok önem veren, kendisinden istenenleri harfiyen ve zamanında yerine getiren bir öğrenci. Yani tam anlamıyla disiplinli, algısı yüksek ve başarı odaklı bir öğrenci. Öğrenci bu yüksek donanımlara sahip olduktan sonra da biz öğretmenlerine de sadece onu işlemek kaldı. Gerçekten ilmek ilmek dokunan bir kanaviçe misali 10.sınıftan itibaren öğrenci nokta nokta işlendi ve başarısının adım adım yükselmesi gözlemlendi. Sınav motivasyonu ve stres yönetimi konusunda da her deneme sınavına gerçek sınav ciddiyetiyle katıldı. Bu hassas çalışma için tüm öğretmenlerimize ve öğretmenleriyle ahenk içinde çalışan Bahadır Selime sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Son olarak ise; başarı ciddi bir senkonizasyon, iyi bir takım çalışması gerektiriyor. Nasıl bir makinenin dişlileri daima bir ahenk içinde çalışır, dişliler birbirine muhalefet etmez, aynen o şekilde başarı da bu senkron çalışmanın neticesinde geldi. Öğrencimiz Bahadır Selim, öğretmenlerimiz, tüm personellerimiz, öğrencimizin annesi Duygu Hanım, Babası Harun Reşit Bey ve hatta kardeşi Kerem Tuğra harika bir senkronizasyon içinde olduk. Velilerimiz her kararımızda bize güvendi, kararlarımızı sorgulamadı, itiraz etmedi. Bu güven çok önemli. Öğrenci ile ilgili her şeyi öğretmenlerimiz çok ince bir süzgeçten geçirerek öğrencimizle ve ailemizle paylaştı, gerek öğrencimiz, gerekse ailemiz de bu paylaşımları kesinlikle göz ardı etmedi. Öğrencimizin başarı iniş çıkışlarında daima bizimle birlikte hareket etti. Son güne kadar sürekli iletişim içinde olduk.

Eğitim öğretimi ben radyo yayını yapmaya benzetirim. Siz radyo vericisisiniz, belli bir frekanstan yayın yaparsınız, örneğin frekansınız 96,00. Öğretmen öğrenciyi doğru frakansa yönlendirir. Öğrenci frekansı 96,00’a ayarlar ise tam net yayını alabilir, ondan maksimum düzeyde istifade edebilir. Öğrencinin frekansı 95,99 veya 96,01’e ayarlarsa bile yayını tam net alamaz, ses cızırtılı gelir. Hele ki öğrenci radyosunu açmazsa veya frekansı hiç ayarlamazsa öğretmenin maalesef ki yapacağı bir şey kalmaz.

Bahadır Selim bu frekansı çok iyi yakalayan bir öğrenci olarak okuluyla, öğretmenleriyle, ailesiyle gerçekten güzel bir takım çalışması içinde oldu. Kendisini tekrar tebrik ediyor, bizlere bu gururu yaşattığı için teşekkür ediyorum.

-          Sayın Murat ÖZTEMUR, Kayseri de açık ara başarılara imza attınız, yeni eğitim öğretim sezonundan planlarınız neler.

Yıllardır Kayserimizde hep en iyiyi arayan bir kurum olma çabasında olduk. Bu sene de bu arayışımız öğrencilerimizin başarısıyla taçlandı. Bu başarı için tüm öğrencilerimize, tüm İdeal Eğitim Ailesine tekrar tekrar şükranlarımı sunuyorum.

Tabii bu başarı kamuoyunun bizden, bizim de kendimizden beklentilerimizi yükseltti. Önümüzdeki sezonda da inşallah aynı başarıyı hatta daha büyük başarıları hedefimize koyduk. Bu başarı bize çok büyük bir başarı motivasyonu verdi. İnşallah aynı ruh ve motivasyonla önümüzdeki sezonda da İdeal Eğitim Kayserimizin en çok konuşulan kurumu olmaya devam edecek. Buna inancımız tam.

-          Bu sene Kayseri sınavlarda güzel bir başarı gösterdi. Bu başarı çıtasının yükselmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Kayseri eğitim konusunda ciddi bir atılım yapıyor. Bu seneki sonuçlar da bunun en önemli göstergesi. Sayısal birincisi ve TYT ikincisi Bahadır Selim Bakla, YKS Sözel Birincisi Yusuf Selim Torun, YKS Eşit Ağırlık İkincisi Yusuf Erdoğan bu atılımın meyvesi. Bu öğrencilerin ikisi özel okul öğrencisi, biri de mezun fen lisesi öğrencisi. Öğrencilerimizi ve onları sınava hazırlayan öğretmenlerini, ailelerini kutluyorum.

Eğitimcilerin ve eğitim kurumlarının motivasyonunu yüksek tutar, onları sadece hedeflerine odaklarsanız çok daha büyük başarılara imza atabilirsiniz. Özellikle geçtiğimiz 3-4 yılda Kayseri’deki özel ve devlet kurumları dahil tüm eğitim kurumları yönetimsel olarak ciddi baskılar yaşadı. Üzülerek belirtmeliyim ki özel eğitim kurumlarının yöneticileri olarak mülki amirlerimizin kapısından kovulduğumuz, azarlandığımız günler, kurumlarımızın ilginç baskınlarla denetimlere tabi tutulduğu dönemler yaşandı. Neticesinde Kayseri genelinde ciddi yaptırımlarla karşı karşıya gelen kurumlarımız oldu. Eğitim kurumları olarak baskı görmek, tehdit altında olmak veya prosedürlerle uğraşmak bizleri gerçek hedeflerimizden uzaklaştırıyor. Sadece problem odaklı bir eğitim anlayışı geliştirmek zorunda kalıyorsunuz. Oysa özel eğitim kurumları bu ülkenin eğitimi için azami gayret gösteren, istihdam oluşturan, zaten kalabalık olan devlet okullarının üzerinden öğrenci yükünü alan, vergi ödeyen,hem ülkenin hem de şehrin başarı çıtasını yükselten, tüm bu özellikleriyle kamu hizmeti veren kurumlardır. Özel öğretim kurumları olarak da tüm eğitim camiası olarak da tek beklentimiz tehdit altında olmadan, baskı görmeden, eğitim kalitesine katkı sunmayacak prosedürlerle uğraşmadan eğitim öğretim faaliyetlerimize devam edebilmek.

Yöneticilerimiz suya sabuna dokunmalı, eğitimcilerin, öğrencilerin ve velilerin nabzını tutabilmeli. Bu anlamda Kayserimizin şansı maalesef geçtiğimiz yıllarda çok iyi olmasa da 2022 yılında altın bir sürece girdi diyebilirim. Yaklaşımlarıyla bizlere pozitif enerjisini yansıtan, eğitime verdiği önemi her daim hissettiren, mesaisinin önemli kısmını makamında değil de okullarda, okul inşaatlarında, öğrenci ve velinin arasında geçiren İl Milli Eğitim Müdürümüz Ayhan Teltik Bey’e, henüz Kayserimize çok yeni gelmiş olmasına rağmen enerjisiyle, sinerjisiyle pozitifliğini bize yansıtan Kayseri Valimiz Gökmen Çiçek Bey’e şükranlarımı sunuyorum. Bizlerin de beklediği bu yönetim anlayışı devam ettiği müddetçe Kayseri eğitim öğretim alanında başarısına başarı katarak devam edecektir.

-          Kayseri'deki eğitim kurumlarına tavsiyeleriniz nelerdir?

İdeal Eğitim Kurumları olarak ilk kurulduğumuz yıllarda henüz adımız dershane iken kendimiz için “anayasa” niteliğinde bir tüzük hazırlamıştık. Bu tüzüğün 1.maddede şu yazar : “İdeal Eğitim Dershanesi, birinci önceliği eğitim olan bir ticari teşekküldür. Bu önceliği taşımayan hiçbir ortak, yönetici, öğretmen veya personel kurumlarda görev yapamaz.”

18 yıl sonra yine bu maddenin altını kalın bir şekilde çizmek istiyorum. Birinci önceliğinize eğitimi koyduğunuzda, paydaşlarınızı bu önceliğe göre seçtiğiniz ve atacağınız her adımı bu önceliğe göre belirlediğinizde başarı arkasından geliyor. Eğitim eğitimeğitim diyorum.

-          Yeni eğitim öğretim sezonunda veli ve öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

Eğitim uzun bir süreç. Özellikle LGS ve YKS gibi sınav maratonu olan ülkemizde emek ve sabır gerektiren bir süreç. Öncelikle velilerimizin öğrencilerini iyi tanımaları, ilgi, yetenek ve ihtiyaçlarını iyi belirlemeleri ve hedeflerine uygun kurumlarda eğitimlerine yön vermeleri gerekiyor. Ailelere tam da bu dönemimizi çok güzel anlattığını düşündüğüm Halil -Cibran’ın sözleriyle seslenmek istiyorum:

Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
Onlar kendi yolunu izleyen Hayat'ın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz,düşüncelerinizi değil.
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz,ruhlarını değil.
Çünkü ruhları yarındadır,
Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları
Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
Çünkü hayat geriye dönmez,dünle de bir alışverişi yoktur.
Siz yaysınız,çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.
Okçu,sonsuzluk yolundaki hedefi görür
Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.
Okçunun önünde kıvançla eğilin
Çünkü okçu,uzaklara giden oku sevdiği kadar
Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.

Velilerimiz yayı gerebildiği kadar germeli, oklarını ulaştırabileceğini en uzaklara göndermeye çalışmalı. Ve onlara güvenmeli, onlara inanmalı. Öğrencilerimizde bir ok gibi hedefe odaklanmalı. Onları hedefe fırlatanların ve öğretmenlerinin direktiflerine kulak vermeli, harfiyen uygulamalı.

-          Üniversite tercihleri ile ilgili veli ve öğrencilere tavsiyeleriniz neler?

Öğrenciler tercihlerini yaparken mutlaka ama mutlaka seçecekleri mesleğe yönelik ilgi ve yeteneklerini keşfetmeli. Seçecekleri meslekle bir ömür geçireceklerini unutmamalılar. O nedenle ancak sevdikleri ve ilgi duydukları mesleklerde mutlu ve başarılı olabilirler. Öğrencinin ilgi ve yeteneklerini tespit etmek için profesyonel sonuçlar veren testler var. Bu testleri uygulayarak da seçimlerinize yön verebilirsiniz.

Meslek ve bölüm seçimine etki eden faktörleri göz önünde bulundurmalı. Bir meslek neden seçilir? Bu meslekte sevdiğim, ilgi duyduğum işi yapar mıyım ve mesleki tatmin elde edebilir miyim? Bu mesleği yapmaya yatkın fiziksel ve psikolojik yeterliliğe sahip miyim? Bu meslek bana istediğim sosyal statüyü, kariyeri verir mi? Bir ömür her sabah bu mesleği yapacağım işe gitmek ister miyim? Bu meslek bana yeterli maddi olanağı sunar mı?

Maalesef ülkemizde sadece iş garantisi ve yüksek gelir getirisi olan mesleklere yüksek ilgi duyuluyor. Bunu biraz daha geri plana atıp mesleki tatmin konusunun göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Mesleğini sevmeyen bireyin işinde başarılı olması ve mutlu olması mümkün olmaz.

Her sene birçok öğrencinin tercih hataları nedeniyle üniversiteye yerleşemediğine veya yanlış tercih kurbanı olduğuna tanık oluyoruz. Tercihler konusunda mutlaka profesyonel destek almalarını öneriyorum. Üniversite tercihleri her yıl değişen parametrelere sahip.

Ve şunu da ayrıca göz önünde bulundurmalıyız. İnsan hayatında bir yıl hem çok uzun, hem de çok kısa bir süre. İstemediğimiz mesleği tercih etmek yerine bir yıl daha üniversite giriş sınavlarına hazırlanma alternatifini de değerlendirebilirler. 1 yıl kaybetmek istediğimiz doğru mesleğe ulaşma imkanı varsa bu anlamda uzun bir süre değildir.

Tercih yapacak tüm öğrencilerimize bir üst eğitim hayatında, istediği hedefe ulaşamayan öğrencilerimize de hazırlık sürecinde başarılar diliyorum. İdeal Eğitim Kurumları olarak öğrencilerimizin başarısı için daima yanlarında olacağız.

İdel Eğitim Kurumları adına Sayın Murat ÖZTEMUR’a verdiği bilgiler ve tavsiyeler için çok teşekkür eder, Kayseri’yi yeni başarılar ile onurlandırması dileğimizle başarılarının devamını dileriz.

PAYLAŞ
GÖNDER
×