ASKON Kayseri Şube Başkanı Ali Özcan Kayseri net Haber’e konuştu

ASKON Kayseri Şube Başkanı Ali Özcan Kayseri net Haber’e konuştu
Ekonomik beklentileri dillendiren ve Kayseri’nin geldiği noktayı yorumlayan Başkan Özcan, Genel yayın yönetmenimiz Rifat Kural’ın sorularını yanıtladı.

Neden ASKON sorusunu nasıl yanıtladı?

- Yatırımlar için niye “Kuru kuru gadanı alayım” sözünü sarf etti?

- Pandemide sanayicide kayıplarını nasıl değerlendirdi?

- Sivil toplum siyaset ilişkisini neye benzetti?

İşte o röportaj;

 

- Öncelikle kısaca sizi tanıyalım?

Mimarlık fakültesi mezunuyum, devamlılık gösteremesek de hukuk alanında yüksek lisans yapıyorum.

İnşaat, tekstil ve tarım üzerine faaliyet gösteren aile şirketimizde yöneticilik yapmaktayım.

Lokomotifimiz olan inşaat sektöründe 35 yılı geçkin bir tecrübe ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şuan

Kayseri’de 4 farklı bölgede “Oskar İnşaat” olarak şantiyelerimiz devam etmekte. Tekstil sektörünün mağazacılık boyutunda Forum Avm’de iki farklı mağazamız ile “Gülsüm Mağaza İşletmeciliği” olarak yer almaktayız. Tarım sektörü ise biraz hobi amaçlı başladığımız onca koşuşturmacanın içerisinde bitki ile nefes almaya çalıştığımız bir alan. Peyzaj, süs bitkileri ve bahçe ekipmanları ile Erciyes yolu üzerinde “Kayseri Ağaç Peyzaj - Bahça Market” unvanı ile şehrin en yenilikçi ve çeşitliliği bol mağazası

ile sektöre giriş yaptık diyebiliriz. Bunların yanında aşkla ve dava şuuru ile ASKON Kayseri başkanlığını yürütmekteyim. DEİK Seyşeller başkan yardımcısıyım. Ticaret odası meclis üyesiyim.

Ben ASKON Kayseri kurucu başkanıyım. Kurulduğumuz dönem Anadolu’nun en genç başkanı idim.

Ekibimizde aynı derecede genç bir ekip. Kayseri ASKON’un kuruluş açısından Anadolu’daki geç açılan yerlerinden bir tanesidir. Ancak üretim itibariyle bu eksiği çok hızlı kapatmış bir teşkilatız. Yönetim ekibimiz ve üyelerimiz alanlarında Kayseri’nin en iyi isimlerinden.

 

- Neden ASKON?

ASKON Kuruluş amacı itibariyle Türkiye ekonomisinin sadece Marmara bölgesine konuşlanmasıyla bir yere varamayacağını gören Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kurmuş olduğu bir dernektir. Türkiye’nin en büyük ihracat hacmi olan ilk 15 ilimize baktığımızda ilk üç sırayı İstanbul,

Bursa ve Kocaeli’nin aldığını görüyoruz. Burası fabrikaların peş peşe olduğu yerler. 7. Sıradaki

Sakarya’yı da ele alarak hesapladığımızda bu 4 ilin ihracat rakamı diğer 11 ilin toplamının 2.5 katı fazlasıdır. Yani ticaret henüz Anadolu’ya gerçek manada yayılmış durumda değildir. ASKON bunu sağlamak üzere kurulmuştur. Ülke genelinde 23. yılını Kayseri’de 6. Yılını kutlamaktadır. Bizim estetize ederek sunduğumuz bir amacımız var; Kayseri’nin ve Türkiye’nin değişimine katkıda bulunmak.

Kayseri’ye ne faydamız olur diye düşünen insanlarız. Bunu da yansıtmaya gayret ediyoruz.

 

- Türkiye''de ve Kayseri''de ekonomik gelişme düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kayseri iyi bir konumda yer alıyor. Güçlü bir kültür altyapısı var. Atılım yapmak için sanayicinin elinin güçlenmesi gerekiyor. İş ziyaretlerimizde atılım yapmış olan illerde sadece arsa değerine bile baktığımızda Kayseri’nin onda biri olduğunu gördük. Kayserili iş adamı varsayalım ki bir arsaya 3 milyon tl yatırıyorsa gelişmekte olan illerde 300 bin tl yatırıyor. Arada dağlar kadar fark var. Bu durumun düzelmesi bile başlı başına bir gelişim noktası oluşturacaktır.

Çeşitli sanayi dallarının bulunduğu iller atılım yapmaya devam ediyor. Biz ise yavaş bir gelişim seyrindeyiz. Hak ettiğimiz değeri bulmamız için kendimizi yenilemeliyiz.

 

- Ekonomik koşullar ve pandemi sizce Türkiye''de ve Kayseri''de nasıl bir tahribata yol açtı?

Bu konuyu iki başlıkta ele alalım. Biz Kültepe Ekonomi Zirvesi programımızı 7-8 Mart 2020’de yaptık. Türkiye’deki ilk vaka ise 11 Martta görüldü. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank

Bey, Kültepe Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada bu hususa değinmişti. ‘Biz önlemleri erkenden almaya başladık’ demişti. Ali Kibar ise bu konuyu derin olarak ele almış ve dinleyenlere güzel bir bilgi sunmuştu. Ali Bey, temiz ve doğal kaynaklar kaynaklardan üretimlerinizi yapmaya gayret edilmesini, hijyen standartlarına ve sertifikalandırmaya gayret edilmesini söylemişti. Bu öngörü ile hareket eden firmalar nispeten daha az sıkıntı ile böyle bir dönemi geçirdi. Ancak hazırlıksız olan firmalarda ciddi bir sıkıntı oldu. İş yerini kapatanlar yahut ödemelerini yapmakta zorluk yaşayanlar oldu.

Kayseri verileri üzerinden okursak sanayiciler olarak ekonomi normallerine ulaşmamız bir senemizi aldı. Bir sene içerisinde ciddi bir kayıplar var. Esnaf olarak bakınca ise sorunlar halen çözülebilmiş değil. Bihassa yasaklar nedeniyle ticari döngü zorlaşıyor. Hiç çalışamayan esnaflar var.

Esnaf kendi sermayesini tüketiyor. Ayakta kalmaya çalışan çok sayıda firma var.

Olumsuz havanın yanında güzel gelişmeler de olmadı diyemem. Bu dönemi fırsat hamleleri ile geçiren firmalarımızda oldu.

İkinci başlık ise ülke ekonomisindeki faiz ve döviz hususlarıdır. Yaz aylarındaki düşük faizli krediler ekonomiyi ciddi anlamda rahatlattı. Para akışı sağlandı. Ardından peş peşe gelen yüksek faiz hamleleri ise faizle işlem yapan – yapmayan herkesi etkiledi. Alımlar düştü, yatırımcı pusuya yattı kendini geri çekti. Umarım bu durum geçici olur. Döviz hususunda Kayseri en fazla dövizi elinde tutan

iller arasında. Yabancı para tasarruf oranı Kayseri’de %65 civarındadır. Bu yatırıma dönüşme ortamını henüz bulabilmiş değil. Pandeminin geçmesi ile bu dövizler piyasaları etkileyecektir.

 

- Siyaset ve sivil toplum ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Siyasi açıdan sivil toplumun desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sivil toplum örgütleri siyasilerin doğrudan ulaşamadığı açıkları kapatır. Ben bunu bir kalp ve kalp damarı olarak görüyorum.

Kalp atmadan can olmaz; kalp damarları olmadan da kalp atmaz. Sivil toplum olmazsa siyaset ilerlemez.

Ülkelerin gelişmişlik düzeylerini ölçebileceğiniz bir alan da sivil toplum. Sivil toplum örgütlerine kadar güçlü ise devlet yapılanması da aynı oranda güçlüdür. Siyasilerin sivil toplum kuruluşları ile daha sık bir araya gelerek sorunlar üzerine istişarelerde bulunması gerektiğini düşünüyorum.

 

- Siyasi ittifakları ve konumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Günümüz şartlarında siyasi ittifaklar olmazsa olmaz bir hal aldı. Kimin kiminle ittifak yaptığından ziyade ortak noktalar daha önemli. Her siyasi partinin kendi temsilcileri ile mecliste olmaları önemli. Bunları yaparken ayırıcı olmak yerine birleştirici noktalara yönlenilmeli. Bu ittifaklar ne ilk ittifaklar ne de son ittifaklar.

 

- Kayseri''de yatırımcının desteklenmesini nasıl buluyorsunuz?

Kayseri yatırımlar noktasında bir sıçrama yapması gerekiyor. Yatırımcılar aradıkları uygun koşulları bulmak için il il gezip görüşmeler yapıyorlar. Bizim bu yatırımcıları kaçırma şansımız yok. Çok sayıda yatırımcı Kayserili olduğu halde Kayseri’ye yatırım yapmaz oldu. Sadece laf üzerine Kayseri’ye yatırım yapın demenin bir anlamı yok. Bunu çeşitli teşviklerle yapmak gerekiyor. Yatırım deyince sadece arsa tutup bina yapılacak gibi değerlendirmemeliyiz. Arsa bedeli, yan sanayi malzemeler, ulaşım gibi birçok hususla beraber değerlendirmeliyiz. Bunları sağlayan iller varken sızlanmamızın bir faydası yok. Yatırımcılarının önünü açacak reformlara ihtiyacımız var.

Yatırımcının zihinsel durumu, ümitleri, endişeleri, yaptıkları hakkında duyduğu memnunluk veya pişmanlık ve her şeyden önemlisi ileride ne yapacağında dair vereceği kararlara göre hareket etmeye mecburuz. Kayseri’nin güzel bir sözü var: “Kuru kuru gadanı alayım” diye. “Canım, cicim” yerine hamle yapmalıyız.

 

- Kayseri''ye şöyle bir yatırım olsa iş aş kapısı artar dediğiniz bir proje var mı?

Temeline istihdamı aldığımız iki yol var. Birinci olarak teknolojik ürünlerin yapılma vakti geldi de geçiyor. Milli Savunma Sanayi etrafımızdaki illerde oldukça yaygınlaşıyor. ASPİLSAN ile birlikte yeni bir merkez haline gelebiliriz. Bu da Kayseri’yi teknoloji üssü haline getirebilir. Bu tarz firmaları tek başına düşünmemeliyiz. Çevresine getirilecek yeniliklerle bir arada görmek gerekir.

İkinci olarak hızlı ve kısa vadede bir istihdam istiyorsak Çin’dekine benzer bir yol izlemeliyiz.

Çok sayıda firma ürünlerini Çin’de üretiyor. Bu anlamda bir araba firmasının yedek parçasını dahi üretsen 2000 kişi istihdam anlamına geliyor. Bu tarz yatırımlar ile Kayseri’deki işsizlik sorununu tamamen ortadan kaldırabiliriz.

 

- Kayseri; yüksek hızlı tren, otoyol bağlantısı, lojistik merkezi gibi başlıklarda geri kalmış gibi bir görüntü veriyor. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kayseri elindeki imkânları değerlendiremiyor. Mehmet Özhaseki, Mustafa Elitaş, Mehmet

Büyüksimitci gibi isimler Türkiye’de önemli konumlardalar. Kayseri’nin bu isimler üzerinden her türlü yatırımı Kayseri’ye çekebiliyor olması gerekiyor. Eminim ki kendilerine bir proje ile gidilse ellerinden gelenleri yapacaklardır. ‘Oraya yapıyormuşsunuz bize de yapın’ anlayışının yerine projeler üretmeliyiz. Kayseri’ye özgü projeler ile geri kalmışlık aşılır, diğer türlüsü taklitçilikten öteye gitmez.

- Hükümetten ve yerel yönetimlerden beklentileriniz nelerdir?

Hükümetten beklentimiz sanayide teşviğin artırılmasıdır. Büyük ülkelerin gelişmişliğinin en önemli ölçütlerinden bir tanesi sanayileşmişliğidir. Pandemi döneminde Çin üzerindeki sanayileşme nispeten diğer ülkelere dağıldı. Bizde belli açılardan bunu kullandık. Atılacak adımlarla bir üst lige çıkabiliriz.

Yerel yönetimlerden en büyük beklentimiz yatırımcıyı Kayseri’de yatırımlarda bulunabilecek altyapıyı oluşturmasıdır. Tüm idareciler bir araya gelerek bir yol haritası çıkarılmalıdır. Arsa bedelleri, ürünlerin yan sanayileri, çeşitli sanayi dallarının getirilmesi gibi hususlar ön plana çıkarılmalıdır.

Esnaf için ise pandemi yasaklarının makul ölçüler doğrultusunda kaldırılmasını bekliyoruz.

Koşulları sadece iş insanlarının problemi görmek yerine iş insanlarının oluşturduğu istihdamda kayıp olarak görmek gerekir. İş insanları yanlarındaki insanları kaybetmemek adına elinden gelen fedakarlığı gösterdi bu davranışı yasaklarla cezalandırmak yerine ödül vermek gerekir.

- Eklemek istediğiniz düşünceleriniz var mı?

İlginiz için çok teşekkür ederim. Bu nedenle söylemek istediğim şudur: Kalkın, taze bir başlangıç yapın ve parlayan fırsatları yakalayın. En çok kendinize yatırım yapın çünkü zenginliğinizin kaynağı kariyerinizdir. Bunu üniversite mezunu olun mahiyetinde değil gelişim odaklı söylüyorum.

PAYLAŞ
GÖNDER
×